Her yıl 10 Aralık günü,
dünyada Terra Madre / Toprak Ana Günü olarak kutlanıyor.
2009 yılından bu yana her yıl
Aralık ayında kutlanan ve toprağın bereketini taçlandıran bu gün, Slow Food
felsefesine inanan herkesi, gıda topluluklarını ve yerel otoriteleri bir araya
getirerek sürdürülebilir bir gıda sisteminin öneminin altını çiziyor.
Yerel tatların, yerelde üretilenin
baş tacı edildiği ve gıdanın sağlayıcısı olan üreticinin tüketici ile
buluştuğu, toprağın, tohumun bereketinin konuşulduğu bir gün olan Toprak Ana
Gününün kutlamalarına Türkiye’de Slow Food hareketi, ve hareketin Türkiye'deki
en geniş katılımlı ve aktif topluluğu olan Fikir Sahibi Damaklar grubu
öncülük ediyor.
Fikir Sahibi Damaklar: http://fikirsahibidamaklar.blogspot.com/
Slow Food International tarafından,
benim de içinde yer aldığım Genç Çevre Girişimi’ne gelen etkinlik çağrısına kulaklarımızı
tıkayamadık. Biz de bugünün şerefine ufak bir etkinlik düzenleyeceğiz.
Genç Çevre Girişimi gönüllüleri
olarak buluşup, birlikte aşure pişirmeye çalışacağız, pişiriken öğreneceğiz,
piştikten sonra hep birlikte yiyeceğiz… Daha sonrasında deneyimlerimizi
websitemizden (www.genccevre.org ) ve
sosyal medya kanallarımızdan paylaşacağız. Günün ruhuna uygun bir etkinlik
tasarlamaya çalıştık. Amaç yerel tariflere ve lezzetlere sahip çıkmak… Umarım
çok güzel geçecek…
Etkinliğimizi Terra Madre
websitesine kaydettik bile: http://www.slowfood.com/terramadreday/pagine/eng/dettaglio_mappa.lasso?-id_evento=5553
Türkiye’deki diğer Terra Madre
etkinliklerini görmek için bakınız:
http://www.slowfood.com/terramadreday/pagine/eng/mappa_stati.lasso?-idn=105
http://www.slowfood.com/terramadreday/pagine/eng/mappa_stati.lasso?-idn=105
Sadece bir kaynağa bağlı olmadan,
çok sayıda çıkış öyküsü var aşurenin. En bilineni elbette Hz. Hüseyin’in,
yakınları ve yandaşları 72 kişiyle beraber, Muharrem ayının 10. günü Kerbela’da
Emeviler tarafından katledilmesini anmak ve bu acıyı paylaşmak için yapılan bir
tatlı geleneği olmasıdır.
Bunun yanında Nuh peygamberin, tufanın son günlerinde gemisinin ambarında arta kalan erzakla yaptığı yiyecek gibi, birçok dini önderin (Hz. Muhammed, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Yusuf ve Yunus peygamberler) gerçekleştirdiği ya da yaşadığı kimi olayların Muharrem’in 10. günü olduğu inancıyla bir kutlu paylaşım geleneği olarak yapılır aşure.
Öyle ki, zamanla kültürlerin kaynaşması ile farklı inançlara sahip topluluklarda da yer eder aşure. Aynı coğrafyada yüzyıllardır Müslümanlarla birlikte yaşayan Hristiyan Ermeniler, Rumlar, Süryaniler ya da Museviler de aşure ya da aşure benzeri tatlılar yapmaktadır. Örneğin Ermenilerin “anuşabur” tatlısı bir tür aşuredir. Bir bakıma, ayrılıkların ortadan kalktığı bir paylaşım ve kardeşlik yemeğidir aşure.
Kelime olarak Arapça “aşara”, yani on rakamından gelen aşure, o özel 10. günün anısına atfedilen özel bir tatlıdır bu nedenle. Aşure, 10 rakamı ve Toprak Ana Gününün 10 Aralıkta kutlanıyor olması ne ilginç bir tesadüftür! Etkinliğimizi kurgularken 10 rakamı ve aşure ile bağlantısıyla ilgili bilgimiz yoktu...
Aşure nasıl yapılır diye sorulduğunda yöreye, coğrafyaya göre farklı farklı cevaplar alınabilir. Kimi koyu kıvamlı kimi daha sulu tercih eder aşureyi. Tabi burada yapılış yöntemi ve kullanılan malzemelerin çeşidi ve miktarı etkendir.
Sizinle Terra Madre etkinliğimizde kullanacağımız, halam Şehnaz Bayav’dan aldığımız aşure tarifini paylaşmak istiyorum. Halama bu tarifi nereden öğrendiğini sormayı unuttum, öğrenip sizlerle paylaşacağım. Büyük ihtimalle Selanik’ten İstanbul’a küçüklüğünde göçen ve oralara has lezzetleri de elleriyle yanında getirmiş usta ahçı rahmetli babaannemden öğrenmiştir. Halam, Terra Madre etkinliğimiz için hazırlıklara bizden çok daha once başladı. :) Buğdayları, fasulyeleri ve nohutları bizim için haşlayıp hazırladı ve bana teslim etti. :) Şimdi buzdolabındaki malzemeler yarını heyecanla bekliyorlar…
Bunun yanında Nuh peygamberin, tufanın son günlerinde gemisinin ambarında arta kalan erzakla yaptığı yiyecek gibi, birçok dini önderin (Hz. Muhammed, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Yusuf ve Yunus peygamberler) gerçekleştirdiği ya da yaşadığı kimi olayların Muharrem’in 10. günü olduğu inancıyla bir kutlu paylaşım geleneği olarak yapılır aşure.
Öyle ki, zamanla kültürlerin kaynaşması ile farklı inançlara sahip topluluklarda da yer eder aşure. Aynı coğrafyada yüzyıllardır Müslümanlarla birlikte yaşayan Hristiyan Ermeniler, Rumlar, Süryaniler ya da Museviler de aşure ya da aşure benzeri tatlılar yapmaktadır. Örneğin Ermenilerin “anuşabur” tatlısı bir tür aşuredir. Bir bakıma, ayrılıkların ortadan kalktığı bir paylaşım ve kardeşlik yemeğidir aşure.
Kelime olarak Arapça “aşara”, yani on rakamından gelen aşure, o özel 10. günün anısına atfedilen özel bir tatlıdır bu nedenle. Aşure, 10 rakamı ve Toprak Ana Gününün 10 Aralıkta kutlanıyor olması ne ilginç bir tesadüftür! Etkinliğimizi kurgularken 10 rakamı ve aşure ile bağlantısıyla ilgili bilgimiz yoktu...
Aşure nasıl yapılır diye sorulduğunda yöreye, coğrafyaya göre farklı farklı cevaplar alınabilir. Kimi koyu kıvamlı kimi daha sulu tercih eder aşureyi. Tabi burada yapılış yöntemi ve kullanılan malzemelerin çeşidi ve miktarı etkendir.
Sizinle Terra Madre etkinliğimizde kullanacağımız, halam Şehnaz Bayav’dan aldığımız aşure tarifini paylaşmak istiyorum. Halama bu tarifi nereden öğrendiğini sormayı unuttum, öğrenip sizlerle paylaşacağım. Büyük ihtimalle Selanik’ten İstanbul’a küçüklüğünde göçen ve oralara has lezzetleri de elleriyle yanında getirmiş usta ahçı rahmetli babaannemden öğrenmiştir. Halam, Terra Madre etkinliğimiz için hazırlıklara bizden çok daha once başladı. :) Buğdayları, fasulyeleri ve nohutları bizim için haşlayıp hazırladı ve bana teslim etti. :) Şimdi buzdolabındaki malzemeler yarını heyecanla bekliyorlar…
AŞURE TARİFİ
Malzemeler:
·
2,5 su bardağı
aşurelik buğday
·
1 çay bardağı
pirinç
·
200 gr kurufasulye
·
200 gr nohut
·
Bir paket kuru
üzüm (çekirdeksiz)
·
Bir miktar kuru
kayısı (miktarı isteğe bağlı)
·
Bir miktar kuru
incir (isteğe bağlı)
·
Bir kilo süt
·
2 kilo şeker
·
2 adet portakal
·
Tuz
·
Su
Üzerini süslemek için:
·
Arzu edilen
kuruyemişlerle süslenebilir, örneğin:
·
Nar
·
Kuru dut
·
Fındık
·
Ceviz
·
File badem
·
Kuş üzümü
·
Tarçın (olmazsa
olmaz)
·
Şanfıstığı
Yapılışı:
1 gün önceden yapılacaklar:
Buğdaylar ılık su ile ıslatılır. Bekletilir.
Siyah suyu çıkınca suyu dökülür. Sıcak sui lave edilir, pirinç de üzerine
konarak ve bir çimdik de tuz ekleyerek biraz kaynatılır. Sonra ocak kapatılır
ve tencerenin kapağı kapatılarak sabaha kadar bekletilir.
Fasulye ve nohut ayrı kaplarda
sıcak suya konularak gece boyunca bekletilir.
Büyük gün – Aşureyi pişiriyoruz:
Ertesi sabah fasulye ve nohut ayrı
ayrı tencerelerde pişene kadar haşlanır. Nohutlar düdüklüde de haşlanabilir,
daha çabuk olur. Düdüklüde 1 saat kadar haşlanması gerekmektedir. Nohutlar
piştikten sonra zarları soyulur. Nohut ve
fasulye öyle pişirilmelidir ki elinize aldığınızda çok pişmiş ama dağılmayacak
şekilde olmalıdır. Çünkü aşureye katıldıklarında şeker bunları biraz
sertleştirecektir.
Aşuremizi pişireceğimiz ana ve
büyük tencerenin içinde boşaltılarak üzerine sıcak su ilave edilir. Buğdayların
yaklaşık dört parmak üzerine çıkacak şekilde su eklenmelidir. Kaynadıktan
sonra, buğdaylar patlayıp iyice pişene kadar kısık ateşte pişirilir. Pişirme
sırasında arada sırada karıştırılmalıdır, tencerenin dibinin tutma ihtimali
var. Eğer buğdaylar piştiği halde patlamazsa (çünkü bu sonuç, buğdayın cinsine gore
değişebilir) el blendırı ile bir miktar ezilir.
Bir tarafta kuru üzümler, kuru
kayısı ve kuru incirler yıkanır ve ayrı ayrı kaplarda ılık suya konur. 15-30 dk
bekletilir. Bu şekilde yumuşamaları sağlanır. Sonrasında kayısı ve incirler
küçük küçük doğranır.
Buğdaylarımız patlayıp piştikten
sonra ilk olarak haşlanmış ve zarları soyulmuş nohutlarımız tencereye konulur. 10
dakika kadar kısık ateşte haşlanmaya devam edilir, arada karıştırmak
unutulmamalıdır. Sonrasında fasülyeler konulur. Fasülyelerle de bir miktar
haşlandıktan sonra üzümler konulur. 15-20 dk daha haşlanır. Pişirme sırasında
aşurenin suyu azaldıkça kaynar su taksiyesi yapılmalıdır. Aşuremiz tüm işlemler
bittikten ve pişirme tamamlandıktan sonra muhallebi kıvamında olmalıdır, bu
gözönüne alınarak çok fazla katılaşmaması için gerekli miktarlarda kaynar su
takviyeleri yapılmalıdır.
Üzümleri koyup 15-20 dk
kaynattıktan sonra şeker ilave edilir ve karıştırmaya devam edilir. Bir miktar
daha kaynatılır. Sonra kayısı konulur ve yaklaşık 5 dk daha kaynatılır.
Süt konulur. Karıştırarak
kaynatılmaya devam edilir. Bu noktada aşuremiz muhallebi kıvamına ulaşmış
olmalıdır.
En sonunda, küçük doğradığımız kuru
incirler ve portakalın kabuklarının rendesi konulur. Az bir miktar daha
kaynatılır ve ocak kapatılır. Tencerenin ağzı kapatılır.
Şimdi sıra, toprak Anaya bize
bahşettiklerinden dolayı şükretmeye gelmiştir! Toprak Ana’ya şükranlarımızı
gönderdikten sonra aşure kaselere boşaltılır. Üzerleri zevke ve elimizdeki
malzemeye gore süslenir.
Ve sonrasında ister sıcak sıcak,
ister buzdolabında soğuttuktan sonra afiyetle yenilir.
Yarın büyük ihtimalle aşure
pişirilirken her kafadan ayrı bir ses çıkacak ve bu tarifin çok dışına
çıkacağız. :) Bakalım ortaya nasıl
birşey çıkacak? Günün getirdiklerini sizlerle paylaşacağız.
Dünya Toprak Ana Gününüz Kutlu
Olsun!



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder